Mirzan Tarım

Kritik Süreç 24 Nisan`da Biter

Duyuru

Kritik Süreç 24 Nisan`da Biter

Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi sebebiyle meyve ağaçları bir ay önceden çiçek açtı.

Yalancı Baharın Gelmesi İle Çiftçi Endişeli

Genellikle ağaçlar mart ayında çiçek açar. Ama bu yıl şubat ayının ilk günlerinde ağaçlar çiçeklendi.

Küresel ısınmanın da  etkisiyle yaşanan mevsim dışı hava sıcaklıkları, bitkilerinde farklılaşmasına neden oldu. Ağaçların çiçek açmasını sağlayan hormonal yapısı, dış etkenlerden dolayı bozuldu. Hormonun bozulması sonucunda bazı ağaçlar, vaktinden önce çiçek açtı.

 

Hassas Meyvelerde Çiçeklenmeye Dikkat!

Çoğunlukla ilkbaharda çiçeklenen bitkiler, mevsiminden önce açınca görenleri hayrete düşürüyor. Bazı ağaçlar ve çiçekleri, farklı türlere göre daha hassas olabiliyor. Badem ve şeftalinin diğer türlere göre daha hassastır ve çiçeklenme süresi daha kısadır.  Bu nedenledir ki badem ve şeftali yaşanan sıcaklık değişimlerinden daha çok etkilendiğini ifade etti.

Soğuğa Bir Tek Onlar Dayanabiiyor!

Elma ve Armut yapısal olarak soğuğa daha dayanıklıdır. Bu iki meyvenin çiçeklenme süresi daha uzundur. Çiçeklerin don ve kırağı nedeniyle yanabileceği endişesi üreticiler tarafından yerini koruyor. Bizim için kritik dönem mart ayında başlar, 24 Nisan'da sona erer.

Normal şartlarda nisan ayında meyve vermesi gereken erik ağacının çevresel faktörler, ağaçlarda bulunan böcek ve ekolojik dengesizlik, hava şartlarının sıcak geçmesi ve iklim şartlarından etkilenerek zamansız meyve verirler.

Çiçeklenme Nasıl Ertelenir?

Bilinçli üreticiler bu tür durumlarda çiçeklenmeye geciktirici ilaçlar kullanıyor. Bunu tüm üreticilerimizin yapması gerekir. Ayrıca üreticilerin her yıl gerçekleşebilecek olası zararlarının karşılanması bakımından tüm ürünlerde son poliçe kabul tarihlerini takip ederek, mutlaka sigorta yaptırmaları gerekir. Tarım ürünleri, tohumun tarlaya atılışından ürünün hasat edilerek ambara konmasına kadar her zaman risk altındadır. Bu nedenle üreticilerimizin aşırı yağış, don, dolu gibi tarımsal üretime zarar verecek konularda Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaları takip etmeleri ve alınabilecek gerekli önlemleri erken almaları, muhtemel zararın en aza indirilmesi için önemlidir.

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

AĞRI’DA BİYOKAÇAKÇILIK YAPAN YABANCI UYRUKLU İKİ ŞAHSA 120 BİN LİRA CEZA UYGULANDI

Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü ekipleri Ağrı'da biyokaçakçılık yapan yabancı uyruklu iki şahsa 60'ar bin liradan toplam 120 bin lira cezai işlem uyguladı.

Geçtiğimiz günlerde Ağrı 'da güvenlik güçleri tarafından yapılan devriye esnasında şüpheli görülen araçta ülkemizde yakalanan ve yurt dışına çıkarılması planlanan kelebek, sinek ve böceklere el konuldu.

Yabancı plakalı aracı durdurarak arama yapan güvenlik güçleri tarafından 2 şahsın yolculuk yaptığı araç içinde, böcek toplamak için hazırlanan teçhizat ve tuzaklarla birlikte etil alkolle koruma altına alınmış çok sayıda kelebek, böcek ve sinek ele geçirildi.

Eleşkirt'te meydana gelen olay sonrası karakola götürülen şahısların kimlik tespiti neticesinde Macaristan uyruklu oldukları ve ellerinde herhangi bir izin belgesi bulunmadığı anlaşıldı.

Bu durum üzerine DKMP ekipleri söz konusu şahıslara 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 9. Maddesinin (f) bendinde belirtilen esaslara ve yasaklara aykırı olarak aynı kanunun 20. Maddesinin (k) bendine göre her bir şahsa ayrı ayrı 60 bin TL olmak üzere toplamda 120 bin TL idari para cezası uyguladı.

Olayda ele geçirilen teçhizatlara el konulurken kelebek, böcek ve sinekler de tür tespiti yapılmak üzere üniversiteye gönderildi.

Kaynak:
https://www.tarimorman.gov.tr/Haber/4168/Agrida-Biyokacakcilik-Yapan-Yabanci-Uyruklu-Iki-Sahsa-120-Bin-Lira-Ceza-Uygulandi

DEVAMI

Pestisit Kullanımı Son 10 Yılda % 57 Arttı ve Antalya Başı Çekiyor.

Pestisit Kullanımı Son 10 Yılda %57 Arttı ve Antalya Başı Çekiyor

 
Türkiye'de 2009 yılında 37 bin altı yüz elli bir ton (37.651 ton) olan toplam tarım zehri kullanım miktarı son 10 yıl içinde %57 oranında artarak 59 bin tona ulaşmıştır.
 
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayınlanan çevresel göstergelere göre Türkiye'de 2017 yılında kullanılan toplam pestisit yani tarım zehri miktarı, 2016 yılına göre %8,08 artarak yaklaşık elli dört bin tona (54.098 ton) yükselmiş. İstatistiksel verilerde bazı çelişkiler var ama bu yazıda çelişkilere değil de eksikliklere değineceğim.

Pestisitler tarımda çeşitli unsurlara karşı kullanılan zehirli kimyasal maddelerdir. Tarım ilacı olarak adlandırılsalar da tarım zehri demek daha doğru.

Ülkemizde en çok kullanılan tarım zehirlerinin başında fungusitler (mantar öldürücüler) geliyor.

2017 yılında toplam tarım ilacı kullanımının %44'ünü fungusitler oluşturuyor. Fungusitleri %22,8 ile insektisitler (böcek öldürücüler), %23,5 ile herbisitler (ot öldürücüler), %4,9 ile akarisitler (akar öldürücüler), %0,5 ile rodentisitler (kemirgen öldürücüler) ve %12,4 ile diğerleri (bitki aktivatörü, bitki gelişim düzenleyici, böcek cezbedici, fumigant ve nematosit) izliyor.

Ziraat Mühendisleri Odası'nın tahminlerine göre 2018 yılında kullanılan tarım zehri miktarı ise %9 oranında artarak yaklaşık olarak 59 bin ton civarında olacak.

Bu rakamlara göre Türkiye'de 2009 yılında 37 bin altı yüz elli bir ton (37.651 ton) olan toplam tarım zehri kullanım miktarı son 10 yıl içinde %57 oranında artarak 59 bin tona ulaşmıştır.

İstatiksel veriler çok genel

Elbette bu artış başka parametrelerle birlikte değerlendirilmeli.

Örneğin aynı dönemde ekili dikili, örtü altı vs. tarımsal alanlarda da bir artış olması kullanılan tarım zehri miktarındaki artışın mutlak değil göreli olduğu anlamına gelecektir.

Bir başka deyişle ekilen dikilen alan artmadan sadece kullanılan pestisit miktarı artmış olsaydı birim alana düşen tarım zehri miktarı artmış olacağı için bu durum daha kaygı verici olacaktı. Ancak bu detaylar çevresel göstergeler içinde yer almıyor.

Çevresel göstergeler içinde yer alan pestisit kullanımına dair istatistiksel veriler çok genel. Örneğin ilçeler bazında detaylı veriler, kullanılan tarım zehirlerinin ismi ve miktarları gibi bilgiler yok.

Pestisit kullanımının yoğun olduğu Antalya ilinin Kumluca, Serik gibi tarımsal üretimin çok yoğun olduğu ilçelerinde hangi tarım zehirlerinin ne miktarda kullanıldığı belirsiz örneğin.

Bu eksikliklere rağmen en azından bir fikir vermesi için il bazında kullanılan pestisit ya da tarım zehri miktarlarına yakından bakalım.

Pestisit kullanımında Antalya birinci sırada

2017 yılı itibariyle en fazla tarım zehri kullanılan ilk 5 il toplam kullanımın %10,1'i ile Antalya, %9'u ile Manisa, %9'u ile Adana, %5,7'si ile Mersin ve %5,7'si ile Aydın olarak sıralanıyor.

Antalya tarım zehri kullanımında başı çekiyor. Antalya ilinde 2018'de kullanılan tarım zehri miktarının Ziraat Mühendisleri Odası'nın 2018 yılı için yaptığı tahmini dikkate alarak yaklaşık olarak beş bin dokuz yüz elli dokuz ton (5.959 ton) olduğunu söyleyebiliriz.
Bu rakam tek başına bir şey ifade etmiyor.

Biraz daha fikir vermek için kullanılan pestisit miktarının beş milyon dokuz yüz elli dokuz bin kilogram olduğunu ve bu miktarın yuvarlak hesapla yarım kiloluk 12 milyon adet pet su şişesine denk geldiğini belirtmeliyim.

Antalya ilinin 2018 yılı nüfusu 2 milyon 426 bin olarak verilmiş ve buna göre Antalya'da kişi başına yaklaşık 2.5 kilo pestisit düşüyor.
Pestisit kullanımının yoğun olduğu diğer illerin başında gelen Manisa'da kişi başına 3,7 kg, Aydın'da 3,1 kg, Adana'da 2,4 kg ve Mersin'de ise 1,8 kg pestisit düşüyor.

Ancak il bazındaki kullanım miktarlarına değil tarımsal üretimin yoğun olduğu ilçelerdeki kullanım miktarlarına bakmak gerekiyor.

Canlı türleri için ciddi risk

Bu çerçevede örneğin Antalya'da Kumluca ve Serik gibi tarımsal üretimin ve pestisit kullanımının çok yüksek olduğu ilçelerde birim alana (ve kişi başına) düşen pestisit miktarının bu değerlerin çok daha üstünde olduğunu kesinlikle söyleyebiliriz.

Bu yüksekliğin çiftçiler, tarımsal alanlarda çalışanlar, bölge sakinleri, tüketiciler ve ekosistemdeki arılar başta olmak üzere diğer canlı türleri için ciddi bir risk oluşturduğunu da söyleyebiliriz.

Elbette kullanılan pestisitlere bir defada maruz kalmıyoruz. Tarım zehirleri yıl içinde farklı zamanlarda kullanılıyor ve geniş bir coğrafi alana yayılarak miktarı seyreliyor. Dolayısıyla kullanılan miktarın çok azına ancak sürekli olarak maruz kalıyoruz.

Maruziyet konusu ülkemizde az çalışılmış konulardan biridir. Pestisitlere maruziyet düzeyinin ne olduğu, olası sağlık zararlarının boyutları, çevresel maliyetler ve toplumdaki hangi grupların bu açıdan daha kırılgan olduğu vb. gibi konuları ayrıca başka bir yazıda ele almak gerekiyor.

Bu konularda somut çalışmalar yapılmadıkça gerçek durumun ne olduğunu söylemek çok zor.

Ama ortada somut bir gerçek var: Türkiye'de pestisit kullanım miktarı son on yılda %57 oranında artış göstermiş.
Bu artış bir başarı değil, ciddi bir sorundur.

Ülke sınırları aynı kaldığına göre pestisit kullanımındaki artış ülke topraklarının, havasının, sularının ve doğadaki canlıların pestisitlere daha fazla maruz kalması anlamına gelir. Pestisit kalıntıları içeren gıda ürünleri oranının da artış göstermiş olması kuvvetle muhtemeldir.

Pestisit kullanım miktarlarındaki artışlar Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ülke genelinde pestisit kullanımını azaltmaya yönelik söylemlerinin ve yaptığı uygulamaların gerçekte hiçbir işe yaramadığını da göstermektedir.
Ne yazık ki durumumuz bu. (BŞ/PT) 

 

Kaynak: https://bianet.org/bianet/bianet/210493-pestisit-kullanimi-son-10-yilda-57-artti-ve-antalya-basi-cekiyor

DEVAMI

Youtube Kanalı

Etkinlik Takvimi

Foto Galeri

  • ZARARLILAR
  • HASTALIKLAR
  • MİRZAN TARIM
  • ZİRAİ İLAÇ

Reklam Alanı

# #

Nöbetçi Eczaneler

buraya tıklayınız
whatsapp